
Milletlerarası Usul Hukuku · Almanya–Türkiye · 11 dakika
Alman Mahkemesinde Türk Hukuku: Kanun Çevirisi Ne Zaman Yeterli Değildir?
Bir Türk kanun hükmünün Almancaya çevrilmesi, metnin anlaşılmasını sağlar. Fakat Alman mahkemesinin uygulayacağı Türk hukukunun güncel içeriğini, Türk yargı uygulamasını ve somut dosyaya etkisini tek başına göstermez.
Çeviri ile yabancı hukukun tespiti aynı görev değildir
Almanya’da görülen bir uyuşmazlıkta Türk hukukunun uygulanması gerektiğinde dosyada iki ayrı ihtiyaç ortaya çıkabilir. Birincisi, Türkçe bir kanun metninin veya belgenin Almanca olarak okunabilmesidir. İkincisi ise Türk hukukunun ilgili tarihteki içeriğinin, Türk mahkemelerince nasıl yorumlandığının ve somut olaya hangi sonuçla uygulanacağının belirlenmesidir.
Çeviri ilk ihtiyaca hizmet eder. Hukukî mütalaa ise ikinci soruyu yapılandırır. Bu nedenle doğru bir çeviri önemli olmakla birlikte, yabancı hukukun tespitinin yerine geçmez. Bir hükmün kelimeleri doğru aktarılmış olsa bile hangi tarihli metnin uygulanacağı, sonraki değişikliklerin etkisi, geçiş hükümleri, yerleşik içtihat ve kurumların uygulaması ayrıca araştırılabilir.
Çeviri, hükmün ne söylediğini aktarır; yabancı hukuk araştırması ise hükmün ilgili tarihte nasıl anlaşıldığını, uygulandığını ve dosyadaki hukukî soruya ne cevap verdiğini belirler.
§ 293 ZPO neyi düzenler?
Alman Medenî Usul Kanunu’nun 293. maddesi, yabancı hukukun içeriğinin mahkemece araştırılmasına ilişkin temel usul kuralıdır. Hükme göre mahkeme, yabancı hukuk hakkında tarafların sunduğu delil ve açıklamalarla sınırlı değildir; gerekli gördüğü başka bilgi kaynaklarından yararlanabilir ve araştırma için gerekli tedbirleri alabilir.
Bu kural iki sonucu birlikte doğurur. Birincisi, Türk hukukunun uygulanacağını belirlemek ile Türk hukukunun içeriğini tespit etmek birbirinden ayrılmalıdır. Uygulanacak hukuk önce Alman kanunlar ihtilâfı kurallarına göre belirlenir. Türk hukukunun uygulanacağı sonucuna varıldıktan sonra § 293 ZPO kapsamındaki araştırma gündeme gelir.
İkincisi, tarafça sunulan Türk hukuku mütalaası mahkemeyi bağlayan bir karar değildir. Mahkeme mütalaayı değerlendirebilir, başka kaynaklara başvurabilir veya bir uzman görüşü alabilir. Bununla birlikte ayrıntılı, kaynaklandırılmış ve Türk hukukundaki tartışmalı uygulamayı gösteren bir taraf mütalaası, mahkemenin araştırmasının kapsamı bakımından önemli olabilir.
Alman Federal Mahkemesinin yaklaşımı
Bundesgerichtshof, yabancı hukukun yalnızca soyut kanun metni olarak değil, yabancı ülkedeki gerçek uygulamasıyla birlikte araştırılması gerektiğini vurgulamaktadır. 18 Mart 2020 tarihli IV ZR 62/19 sayılı kararda, Alman hâkiminin yabancı hukuku, ilgili yabancı ülkenin hâkiminin yorumladığı ve uyguladığı biçimde ele alması gerektiği ifade edilmiştir. Araştırma yöntemi mahkemenin takdirinde olsa da hukuk karmaşık veya yabancı oldukça araştırma yükünün ağırlığı artar.
30 Nisan 2013 tarihli VII ZB 22/12 sayılı karar da uygulanacak yabancı hukukun § 293 ZPO uyarınca re’sen tespit edilmesi gerektiğini ve kararın bu yükümlülüğün yerine getirildiğini göstermemesi hâlinde usulî bir hata doğabileceğini açıklar. 6 Ekim 2016 tarihli I ZB 13/15 sayılı kararda ise araştırmanın belirli bir kaynak türüyle sınırlanamayacağı; özellikle yabancı mahkeme kararları da dikkate alınarak hukuk düzeninin bir bütün olarak araştırılması gerektiği belirtilmiştir.
Bu içtihatlar, her dosyada mutlaka özel mütalaa veya bilirkişi raporu alınacağı anlamına gelmez. Mahkeme güvenilir ve yeterli resmî kaynaklarla sonuca ulaşabiliyorsa araştırma biçimini buna göre belirleyebilir. Asıl ölçüt, seçilen yöntemin dosyadaki hukukî soruyu güncel ve denetlenebilir biçimde cevaplamaya elverişli olmasıdır.
Beş ayrı aşama birlikte görülmelidir
1. Uygulanacak hukukun belirlenmesi
Önce Alman kanunlar ihtilâfı kurallarının hangi hukuk düzenine gönderme yaptığı belirlenir. § 293 ZPO bu seçimi yapmaz; seçilen yabancı hukukun içeriğinin nasıl araştırılacağını düzenler.
2. Hukukî sorunun ve ilgili tarihin netleştirilmesi
“Türk hukuku nedir?” sorusu fazla geniştir. Pay devrinin tamamlanması, tapu şerhinin etkisi, mirasçılığın ispatı veya şirket temsil yetkisi gibi somut soru ile bu soruya uygulanacak tarih ve kanun sürümü belirlenmelidir.
3. Gerekli metinlerin çevrilmesi
Kanun, sözleşme, sicil kaydı veya mahkeme kararının güvenilir Almanca çevirisi hazırlanır. ZPO § 142 Abs. 3, yabancı dildeki belgelerin çevirisine ilişkin ayrı bir usul imkânı düzenler. Bu adım, belgenin dilini erişilebilir kılar; hukukî etkisini kendiliğinden açıklamaz.
4. Türk hukukunun içeriği ve uygulamasının araştırılması
İlgili mevzuat, değişiklik ve geçiş hükümleri, Türk yüksek mahkeme kararları ve gerektiğinde sicil veya makam uygulaması birlikte incelenir. Sadece kanun maddesinin bugünkü metnine bakılması, geçmiş tarihli bir olayda yanlış sonuca götürebilir.
5. Hukuk ile vakıanın ayrılması
Bir kuralın Türk hukukundaki anlamı hukukî meseledir. Belgenin gerçekten imzalanıp imzalanmadığı, ödemenin yapılıp yapılmadığı veya bir bildirimin hangi tarihte ulaştığı ise ayrıca ispatlanması gereken vakıa olabilir. Mütalaa bu sınırı açıkça göstermelidir.
Nitelikli bir Türk hukuku mütalaasında neler bulunmalıdır?
Dosyaya yardımcı olacak mütalaa, uzun bir mevzuat özeti olmakla yetinmemelidir. Okuyucu hangi sorunun hangi kaynaklarla cevaplandığını ve hangi varsayımların kullanıldığını izleyebilmelidir. En azından şu yapı korunmalıdır:
- İncelenen hukukî soru ve mütalaanın kapsamı,
- Esas alınan vakıalar ile doğrulanmamış kabuller,
- Uygulanacak hukuka ilişkin sınır ve gerekiyorsa zaman bakımından uygulama,
- Resmî mevzuat, değişiklikler ve geçiş hükümleri,
- Türk yargı içtihadı ve somut konu bakımından önem taşıyan uygulama,
- Kaynakların dosyadaki hukukî soruya uygulanması,
- Tartışmalı veya kesin cevap verilemeyen noktalar,
- Sonuç ve denetlenebilir kaynak listesi.
Mütalaa, Alman mahkemesinin yerine karar vermez. Mahkemeye Türk hukukunun güncel içeriğini ve uygulamasını kontrol edilebilir bir yol üzerinden sunar. Bu nedenle sonuç kadar araştırma yolu da görünür olmalıdır.
İki pratik örnek
Tapu kaydının tercümesi
Bir Türk tapu kaydının Almanca çevirisi malik, parsel ve şerh bilgilerini okunabilir hâle getirir. Fakat şerhin devri engelleyip engellemediği, hangi işlemle kaldırılacağı veya sicil güveni bakımından ne sonuç doğurduğu ayrıca Türk eşya ve tapu sicili hukuku çerçevesinde değerlendirilir.
Şirket sözleşmesinin tercümesi
Türkçe şirket sözleşmesinin doğru çevrilmesi, maddelerin dil bakımından anlaşılmasını sağlar. Pay devrinin tamamlanması için sözleşme dışında onay, tescil veya bildirim gerekip gerekmediği ve bunların ilgili tarihteki etkisi ise Türk şirketler hukuku ve uygulaması araştırılarak belirlenir.
Mütalaa ne zaman özellikle yararlı olabilir?
Türk hukukundaki kurumun Alman hukukunda doğrudan karşılığı yoksa, güncel içtihat kanun metnini önemli ölçüde somutlaştırıyorsa veya sicil ve makam uygulaması hukukî sonucu etkiliyorsa yapılandırılmış bir mütalaa yararlı olabilir. Aynı durum tarafların Türk hukukunun içeriği hakkında ayrıntılı ve çelişkili görüşler sunduğu dosyalar için de geçerlidir.
Buna karşılık açık bir hükmün, tartışmasız güncel resmî kaynaklarla kolayca tespit edildiği her uyuşmazlıkta geniş kapsamlı mütalaa zorunlu değildir. Araştırmanın kapsamı; hukukî sorunun niteliğine, taraf açıklamalarına, mevcut kaynaklara ve dosyanın sonucuna etkisine göre ölçülü belirlenmelidir.
Sonuç
Bir Türk kanun hükmünün Almancaya çevrilmesi, Alman mahkemesindeki yabancı hukuk araştırmasının yalnızca bir parçası olabilir. Güvenilir değerlendirme için uygulanacak hukukun seçimi, somut hukukî soru, ilgili tarih, resmî mevzuat, Türk yargı uygulaması ve vakıaların ispatı birbirinden ayrılmalıdır. Türk hukuku mütalaasının işlevi mahkemenin yerine karar vermek değil; bu bağlantıları açık, kaynaklandırılmış ve denetlenebilir biçimde kurmaktır.
Resmî kaynaklar
Yazar: Öztürk Murat Hukuk · Son hukuk ve kaynak kontrolü: 14.09.2026
Bilgilendirme notu: Bu yazı genel hukukî bilgilendirme amacı taşır; somut bir dosya için hukukî görüş veya sonuç garantisi değildir. Uygulanacak hukuk, ilgili tarih, tarafların açıklamaları ve dosyanın özellikleri birlikte incelenmelidir. Alman hukukuna ilişkin temsil ve danışmanlık gerektiğinde ilgili yetki sınırları ayrıca gözetilir.